ÇÖL MELÂLİ

Author: ezelmai /




Gökkkubede hangi ananın sancısı yankılanıyor
Etrafta bir kekre koku, sanki zerdeçal
İmamesiz tesbihleri ağırlıyor karanlık
Ah yorgun dere! Senin göğsünde de perde var


Tüm mevsimlerin dili hazandır aslında
Eli nasır illerden gelmişim yenice,
Dili bela yarlardan
De ki yorgunum, de ki dargınım, de ki bîmecâl!
Ey kırgın kısrak! Senin göğsünde de perde var


Tutamadık sırrını kuşların, bizi aşk tuttu
İnatla güle salacaktık ülkenin bağlarını, üzümü ah tuttu
Çamur sinmedi, gün ilenmedi, yel bile değmedi derde... inan
Mim'in sustuğu, Ay/n'ın dillendiğidir , o mihrabım sesinde yankılanan
Şimdi kavmi efkar olan çöllerden, insafı zûl sayan zalime
bir eşsiz sâbâ var, dili zülal...
Dillensem dilendirirdin, dilensem dellendirir...
Ah belası ömrümün! Canefzası!
Senin göğsünde de perde var...




Elif Nuray
Temrin, 19

Söz'ü Sükût'a

Author: ezelmai /

şimdi bir göğü ağırlıyordur yüzün
her söz bu göğün gölgesinde melâl


lâl kesildi diye şehri sıyıran rüzgâr
avlular eksiltilmiş bir nefesin sahibesi artık
o ağrılı sâdâyı susan avlular…


yarlardan yankısı duyulan kırmızı ses:
martılardan çalıp da saklayamadığımız çığlıktır
es ile tökezleyip duran vapurdaki nefes
zifir karayla yoğrulmuş, bin yıllıktır


ırağa düşer gibi ellerinin gölgesi
bir şiirin suretinden geçtim henüz
gibi yorgun, gibi sessiz, gibi Rosa sureti


artık bir yangını ağırlıyordur yüzün
hangi su bu ateşin gölgesine helâl




Elif Nuray



Dergâh Edebiyat, sayı: 238
Göç Edebiyat, sayı: 2




Related Posts with Thumbnails